mısır

Toronto'da ikinci el bir dükkanda bulduğum o otantik saate bugün pil taktırmaya gidebildim nihayet, kadın 150 TL ama size 100 TL olur dedi, acaba bunu neye göre belirliyorlar; "bize olan" neyse... saatime pil takıldı, mavi gözleriyle sıcacık gülümseyen o kadına son bir bakış atıldı ve saatçiden çıkıldı.

bilin bakalım kiminle gittim saatçiye! patlamış mısırlarla; aslında bunu hiç konu bahis etmek istemezdim, çalışmalarım bitmiş L koltuğa sızmıştım ki kütüphanenin önünde duran pek sevgilidir ki eşime hadi dedim bir kitap seç "dur" de bana dedi eh iyi hadi "dur", rastgele bir kitap 53. sayfa dedim, okudu. Sonra başka bir kitap seçti dur dedim, durdu okudu. Ne güzel okudun dedim, kalkıp iki satır yazasım geldi, saçmalardan seçmeler ya da günceler adı neyse işte. Bence Oğuz Atay da öyle yazdı, bilinç akışıymış Kürşad öyle diyor, aklına ne geldiyse devrik, düz anlamlı ya da anlamsız. Belki biraz kıskanıyoruzdur yazanları; bir de yazma yetimiz kaybolmasın diye iyi kötü günce tutuyoruzdur. Patlamış mısırla koca çarşıyı dolaşıyoruzdur.

ben de bilinç akışı yapıyorum gibi şu an, oluyor mu acaba?

patlamış mısırlara gelebilirsek olacak gibi, geçen hafta kayınvalidem bize gelmiş şöyle kabarık mı kabarık kokulu bir mısır patlatmıştı, ben de aç gözlülüğümden ya da mısırı çok sevdiğimden olacak ki, haddinden fazla yani koca bir leğen mısırı "yerim ben" demişim. Yarısını bitirip yarısını da atmayalım ziyan olmasın diye birkaç gün tezgahın üstünde bekletmişim. Kürşad atmaya yeltenmiş izin vermemişim, ben atamamışım derken sonunda bir poşete koyup ben bunu horozlara veririm üst mahallede bir bahçe vardı, bisikletle gider veririm diyerek herkesin elinden atılması istenen mısırları alıp kurtarıvermişim.

atmışım bez çantama, İzmir'e götürmüşüm geri getirmişim, atmışım çantama çarşıya götürmüşüm geri getirmişim, atmışım çantama alışveriş merkezine götürmüşüm geri getirmişim, atmışım çantama bugün saatçiye götürmüşüm geri getirmişim. Anlayacağınız mısırları gezdirip durmuşum ama bir tur rehberi gibi gittiğim yerleri tanıtmamışım görüyor musun! mısırlara ayıp etmişim.

e şimdi ben size sorayım, benim bu mısırları bu kadar uzun süre gezdirmem konusunda kabahat sadece bende midir dostlar?

online derslerde bir arkadaşımın bahçesinden horoz sesleri gelir, o da mahcup olur hemen pencereleri kapatmaya yeltenirdi, sahi "son derece nadir yaşanan estetik hazzın sonunu getirdik mi?" dostlar?